ucuz tatil

Subscribe RSS

Archive for the Category "Tatil Yerlerimiz"

Alanya Tem 23

Alanya, geniş plajları, turistik tesisleri ve tarihi eserleriyle önemli bir tatil kentimiz. İlk kez ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemekte. Kentin bilinen en eski adı “Coracesium”.

Bizans Dönemi’nde kente “Kalonoros” denmiş. 13. yüzyılda Anadolu Selçuklu hükümdarlarından I.Alaaddin Keykubat’ın (1200-1237) kaleyi alması ile şehrin ismi “Alaiyye” olarak değişmiş. 1935 yılında kenti ziyaret eden Atatürk “Alanya” adını vermiş.

Coracesium’dan ilk kez bahseden M.Ö.4. yüzyıl Antik Çağ coğrafyacılarından Skylaks’tır.
Bu dönemde bölge Anadolu’nun önemli bir bölümünü istila eden Perslerin egemenliği altındadır. Yöreyi görüp daha sonra bundan eserlerinde söz eden kimseler arasında
Strabon, Pir-i Reis, Seyyah İbn-i Batuta ve Evliya Çelebi gibi gezginler vardır.

Gezilecek Önemli Yerler:

Selçuklu Kalesi: Gelenleri ilk karşılayan Alanya Yarımadası’nın üzerinde bir taç gibi kurulmuş olan ve 13. yüzyıldan kalma şahane Selçuklu Kalesi’dir. Çifte duvarlı ve iyi korunmuş kalenin surlarını 150 kule kuşatır. Dış duvarlarda bir caminin yıkıntıları, bir kervansaray ve bir kapalı çarşı; iç duvarlar içinde de harap olmuş bir sarnıç ve bir Bizans kilisesi yer alır. Her ne kadar Alanya’nın tarihi Roma dönemine kadar gitse de; bu kent en görkemli dönemini Alaeddin Keykubat kışlık konaklama mekanını ve donanma üssünü buraya taşıyınca yaşamıştır. Yapılar şehrin Selçuklular döneminde taşıdığı önemi sergilemektedir.

Kızıl Kule: Buralara gelmişken eşi benzeri olmayan sekizgen KIZIL KULE’yi ve tersaneyi muhakkak görün.

Askerî amaçla ve limanı kontrol altında tutmak için 1226 yılında yapılmış olan bu anıtsal yapı, Selçuklu sanatının eşsiz örneklerinden olup; Alanya’nın simgesi durumundadır.

1951-1953 yıllarında onarıldıktan sonra 1979′da yapının giriş katında Alanya yöresine özgü, halı, kilim, giysi, mutfak gereçleri, silahlar, tartı aletleri, aydınlatma aletleri, dokuma tezgâhı ve yörük kültürünü yansıtan çadır gibi etnografik nitelikte eserler sergilenerek, yapıya etnografya müzesi işlevi kazandırılmıştır.

Damlataş Mağarası: Eğer mağara keşfetmekten hoşlanıyorsanız Damlataş Mağarası’nı gezin. Mağara yakınında Etnografya Müzesi yer almaktadır. Tekneyle üç deniz mağarasına ulaşabilirsiniz; fosforlu kayalarıyla Fosforlu Mağara, korsanların kadın esirleri tuttukları Kızlar Mağarası ve Aşıklar Mağarası.

Bodrum Tem 23

Bodrum, ya da tarihteki adıyla “HALİCARNASSOS” güneş, deniz, doğa ve efsaneler ile eğlencenin iç içe geçtiği bir kentimiz. Bodrum müzesindeki buluntuların da teyid ettiği üzere, milattan önce üç bin yılına kadar uzanan köklü tarihiyle pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan bu kent, aynı zamanda tarihin babası olarak bilinen Herodot’ un ( M.Ö. 484 ) da doğduğu yerdir.

Halikarnas’a ismini veren kişi Karya kralı Mausolus’tur ( M.Ö 377 – 354 ). Ölümünden sonra kızkardeşi ve aynı zamanda karısı olan prenses Artemisia tarafından adına dikilecek olan anıt mezar yıllar sonra tarihçiler tarafından Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olarak gösterilecektir. ( Bilindiği üzere Yedi Harikadan ikisi Türkiye’dedir: Halikarnas Mozelesi, Bodrum; Artemis Tapınağı, Efes ) ( Mausolus isminden türeyen Mozele sözcüğünü günümüzde de anıt mezar anlamında kullanmaktayız. Ör: Atatürk Mozelesi )

Bodrum’un bir başka önemli dönemi Rodos Şövalyeleri dönemidir. Aziz Petrus adına 1408 yılında inşa ettikleri bugünkü Bodrum Kalesi hala dimdik ayaktadır ve dünyanın en önemli müzelerinden biri olan Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne ev sahipliği yapmaktadır.

Yakın döneme gelince, Halikarnas Balıkçısından yani Cevat Şakir Kabaağaçlı’dan söz etmeden geçemeyiz. Mahkeme tarafından o zamanlar bir balıkçı köyü olan Bodrum’da 3 yıl sürgüne mahkum edilen Cevat Şakir Bodrum’da 25 yıl kalacak ve Türkiye Bodrum’u ve Bodrum’un eski ve yeni hikayelerini ondan dinleyecektir. Halikarnas Balıkçısı şimdi Gümbet’in arkasındaki tepede, Saldırşah mevkiinde, o çok sevdiği Bodrum’unda, ebedi istirahatgarında yatmaktadır.
Kısacası Dor ‘lar ve Karya’lılar dan Yunanlılara , Moğollardan Osmanlılara kadar pek çok savaş ve istila görmüş Bodrum tarihle dolu bir tatil ve eğlence mekanıdır.

TARİHİ YERLER VE MÜZELER:

Bodrumda ki en önemli tarihi yerlerden bazıları ise ;

1) Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi,
2) Amfi Tiyatro,
3) Halikarnas Mozolesi,
4) Antik Tiyatro,
5) Mindos Kapısı,
6) Bodrum Osmanlı Tersanesi,
7) Milas Euromos Zeus Tapınağı, 8) Milas Gümüşkesen Mezar Anıtı,
9) İç Kale,
10) Türk Hamamı,
11) Yalıkavak’ta ki Yel Değirmenleri,
12) Eroslu Ev

Kuşadası Tem 23

1960′lı yıllarda büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğu keşfedilen Kuşadası, bu tarihten sonra hızlı bir gelişme göstermiştir. Özellikle son yıllarda, gerek kent içinde, gerekse civarda otel, motel, camping, tatil köyü gibi pek çok dinlenme tesisi ve yazlık villalar yapıldı. Bu arada bir de yat limanı inşa edildi ve liman tesisleri genişletildi
Kuşadası, bugün Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biridir. Bunun nedenlerini değerlendirirken, zengin tarihi, çevrenin ve eşsiz plajların varlığının yanısıra, bölgenin iklim koşullarını da belirtmemiz gerekmektedir. Kuşadası, hemen önünde başlayan kumsal kıyıları ile herşeyden önce bir plaj merkezidir. Kumsal şeritlerinin toplam uzunluğu 20 km.nin üzerindedir. Geniş kumsalların yanısıra, derinlikten hoşlananlar için, dalmaya elverişli kayalık koylar da Kuşadası’ndadır.

KUŞADASI ÇEVRESİNDEKİ TARİHİ YERLER

MERYEM ANA EVİ

Efes Antik şehrinin yakınındaki Bülbül Dağı’nın üzerinde konuklanmış Meryem Ana Evi, Selçuk’a 9 km uzaklıktadır. Efsaneye göre İsa’nın çarmığa gerilmesinden 5-6 yıl sonra Efes’e gelen St John ve Meryem’in son yıllarını Efes’e yakın bu evde geçirdikleri ileri sürülmektedir. Bu ev 1891 yılında Alman bir rahibenin önderliğinde bir grup Alman rahip tarafından bulunmuştur.
Hıristiyan aleminin başlıca dini uğrak yeri olan bu ev her yıl yüz binlerce hıristiyanın hacı olmak için uğradığı en önemli yerlerin başında gelmektedir. Ev Ufak bir kubbeye sahip olan ev restorasyondan geçmiştir. Bu ev tipik olarak bir Romen tarihi eserlerdendir zaten sadece taş ile yapılmış olması da bir simgesidir

EFES ANTİK ŞEHİR

Efes dünyaca ünlü olan arkeolojik bir tarihi eserimizdir, zamanında büyük bir iş ve ticaret alanı idi kendisi ipek ve kral yollarının kavşağı idi.
Türkiye’de en çok ziyaret edilen tarihi eser olaraktan, Efes Türkiye’yi dünyaya tanıtan bir kapı olmuştur. Her sene milyonlarca ziyaretçi harika ve geçmişi hatırlatan atmosferi yaşamak üzere Efes`te buluşuyor.
Efes ziyaretinde dünyanın 7 harikasından biri olan Artemis tapınağı, Saint John kilisesi, yedi uyuyanlar mağarası, Meryem ana evi, Isabey camii ve Selçuk arkeoloji müzesi görülebilir.

Aslında Efes bir liman şehriydi fakat Menderes ırmağının kaymasından, şehir denizden 5-6 km uzakta kalmıştır.

PIRIENE – MILETOS – DIDYMA

Piriene: Çağının önemli piskoposluk merkezi olan antik kent Prienne, Milet’in kuzeyinde, dik açılarla kesişen bir geometrik düzene göre kurulmuştur.Kentin en önemli yapısı kentin tepesine kurulmuş olan Athena Tapınağıdır. Bundan başka kentin kuzeydoğusunda bulunan ve Helenistik devirde yapıldığı belirtilen tiyatro da görülmeye değerdir.

Miletos: Didim’in kuzeyinde bulunan Miletos İyonia’nın en önemli yerleşimlerinden biri ve 4 limanı olan bir kıyı kentiydi.Miletos en parlak dönemini M.Ö. 7. ve 6. yy.larda yaşamıştır.

Didyma: Miletos’un 18 km. güneyindedir. Antik çağın kehanet merkezidir. Apollon tapınağı en önemli eserlerindendir. Tapınak dipteros planlı (çift sıra sütun) olup, hiçbir zaman bitirilememiştir.

MİLLİ PARK

Dilek yarımadası, yoğun ağaçlı bir bölgedir. Samsun dağlarının Ege denizine uzantısıdır ve 1966 yılından bu yana Milli Park olarak korunmaktadır.
Milli park genişliği 11,000 hektardır.

KUŞADASI PLAJLARI

Kuşadası’ndaki plajlar, bakımlı kumsalları ve tertemiz deniziyle, tatiliniz boyunca sizlere sonsuz eğlence ve limitsiz güneşlenme garantisi veriyor. Şehir merkezinde ve yakın çevrede bulunan kumsal plajlar; şehir plajı, yılancı burnu plajı, kadınlar denizi plajı, kuştur plajı, kilometrelerce uzanan sahil siteleri plajı ve Milli Park’ da bulunan içmeler, aydınlık, kavaklı, karasu ve dip burun koylarındaki plajlar, tatiliniz boyunca dinlenmek, eğlenmek ve güneşlenmek için tatilcilere ideal ortamlar sunar. Özellikle Milli Parkın doğal ortamında korunan plajlar, sizlere hiçbir yerde göremeyeceğiniz kadar temiz ve berrak sularda yüzme imkanı sağlar

Çeşme Tem 23

Çeşme beldesine ilk çağda verilen ad Cyssus’tur.Çeşme İzmir’e bağlı olan bir tatil beldesidir.Yüksekliği deniz seviyesinden 5.km kadardır.260 km yüzölçümü vardır.2007 yılında yapılan nüfus sayımı verilerine göre ilçenin toplam nüfusu 27.796 olarak belirlenmiştir.Şehir merkezinde 17.950’si nüfusun 9.846’sı ise belde ve köylerde yaşamaktadır.Çeşme’de kaplıcalar turistik açıdan en önemli yerler arasındadır.Çeşme kendi adını taşımakta olan yarımadanın en ucunda konumlanmıştır.İzmir’e 94 km batısında bulunmaktadır.Buraya gemiceler tarafından küçük liman ismi verilmiştir.

Burada bulunan çeşmelerden zamanla buz gibi soğuk sular aktığından dolayı yöreye Çeşme adı verilmiştir.Osmanlı tarihinden kalmış kervansaraylar,kale gibi yapıtlar burası için önemli bir yer tutmaktadır.Çeşme’ye ulaşım kara,hava,deniz yolu üzerinden gerçekleşmektedir.Çeşmeye kara yolu üzerinden otobüs seferleri düzenlenmektedir.Buraya çevre illerden sefer düzenleyen otobüs ve çevre ilçelerden sefer düzenleyen minibüslerin son durağı Çeşme’de son bulmaktadır. Deniz yoluyla iseİzmir-Sakız Adası arasında feribot seferleri düzenlenmektedir.

Turistler Yunanistan’dan Çeşme’ye geldikleri zaman Sakız Adası Çeşme arası çalışan feribotlar ile taşınırlar. Sakız Adası ile Çeşme arasında 1 saatlik bir zaman vardır.İzmir Çeşme’nin adeta ulaşım merkezi konumundadır.Günümüzde en çok turist çeken yer arasında yer almakta olan Çeşme, tatil yapmak için geldikleri turistlerin en uğrak yerlerinden birisidir.

Marmaris Tem 23

Marmaris
Bir zamanlar sakin bir balıkçı kasabasıyken, Marmaris,sadece Türkiye’de değil tüm Ege kıyılarında en büyük dinlence yeri olmayı başararak kendini geliştirmiştir.

Yaz sezonuyla birlikte ucuz tatil paketleriyle ihtiyaçlarını karşılayan bir çok otel,restaurant,gece klübü ve mağazalar ile nüfusu 200,000 ‘e yükselen Marmaris; bütün bütçelere uygun kolaylıkları da bulundurmaktadır.

Bu kalkınmaya rağmen Marmaris, yaklaşık 10 km batı koyu boyunca uzanan, bütün yıl süresince çam ağaçlarıyla kaplanmış,şehri çevreleyen dağların yeşi alanlarıylada tanınır.

Kıyı boyunca uzanan sahiller,tarihi şehirler ve kıyı kasabaları günübirlik mesafeler kadar yakındır. Türkiye’nin en yeni ve en büyük yat limanı ve bu nedenle de Turkuaz kıyılarına yapılacak yolculuklar için en faal yat kiralama limanı da buradadır.

İlçenin iklimi,sahilleri ve olanaklarıyla birlikte,ulaştırma altyapısı da ziyaretçiler için cazip bir seçenek oluşturmaktadır.. Dalaman Havaalanının yakınına,Rodos’a giden feribotlara, Datca ve Fethiye yoluna rahatlıkla ulaşılabilen bağlantıları vardır.Yalancı Boğazı’ndaki atölyelerde yapılan yat bakımı ve üretimi,dünyanın dört bir yanından özel gemileriyle limana gelen ziyaretçileri cezbetmektedir. Kışın bile rahatlatıcı ikliminin varlığı,etkileyici dağlarının ve çam ormanlarıyla çevrilmişi Marmarisin uzunca bir zamandır tercih edilen ve elverişli bir tatil noktası olmasında büyük rol oynamıştır.
Tarihçe
Marmaris’te ilk yerleşkenin MÖ 3400 yıllarında,öncülerinin adının Kar olduğu bir kabilenin çevreye gelişiyle başladığı düşünülmektedir.Kar’dan sonra bu bölge KARİA olarak adlandırılmış ve yerleşkesinin Ege ve Akdeniz denizlerinin yakınında olması bölgenin her zaman çekiciliğini korumuştur.

1522’de Sultan Süleyman tarafından biraraya getirilen 200 000 kişilik bir ordu ile,Rodos’ta Aziz John’un Şövalyeleri üssü kuşatmaya almıştır. Kuşatmanın hemen ardından Sultan Süleyman,kente bakan küçük bir kale yaptırarak şehri güçlendirmiştir.

1798’de Lord Nelson ve korunmasız donanması Mısır rotası üzerinde, Abu- Quair savaşında Napelyon’un donanmasını bozguna uğratmıştır.

Marmaris bu nedenle tarih boyunca çeşitli kültürlerin hüküm sürdüğü bir yer haline gelmiş; Mısır,Asur,İyon,Dor,Pers,Makedon,Suriye,Roma,Bizans,Selçuk ve Osmanlı tarihi ve mimarisinin örneklerini taşımaktadır.

İklim
Yazları son derece sıcak ve kuru,gün içerisinde sıcaklığın 35 C derecenin üzerine çıktığı,kışları ise ılık ve yağışlıdır.Geceleri sıcaklık 5C derecenin altına iner.

Bölgede geleneksel bildiğimiz Akdeniz iklimi hakim sürer.